1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Tüketici Ürünleri ve Perakendede Karlılık ve Büyümenin Yeni Anahtarı Yapay Zeka

Tüketici Ürünleri ve Perakendede Karlılık ve Büyümenin Yeni Anahtarı Yapay Zeka

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tüketici odaklı şirketlerin kârlı büyümeye giden yolculukları son yıllarda giderek daha da zorlaşıyor. Bireyler alışveriş yaparken fiyat/performans oranına eskisine göre çok daha fazla önem veriyor. Maliyetlerdeki dalgalı seyir sürerken; satış kanalları, üreticiler ve markaların satışları konusunda güvenilir bir gelecek projeksiyonu yapmaları giderek güçleşiyor.

Güncel pazar ortamında yapay zeka; tüketicilerin ürünü arama, alternatifleri karşılaştırma ve satın alma kararı verme biçimlerini değiştirerek perakendeciler için bu baskıyı daha da artırıyor. Tüketici ürünleri ve perakende sektörlerindeki şirketler; inovasyon ve pazarlamadan ticari planlamaya, stok yenilemeden ürünün rafta bulunabilirliğine kadar çoğu fonksiyonda pilot uygulamalar başlatıyor, yapay zeka ajanlarını test ediyor ve çözümler uyguluyor. Ancak yine de çok az şirket, ölçeklenebilir düzeyde somut bir değer yaratmayı başarabiliyor. Tüm bu gelişmeler aslında yapay zeka teknolojisini kritik ticari kararlarına uygulayabilen şirketler için yeni bir rekabet avantajı yaratıyor.

Rakiplerden Ayrışma Yapay Zeka ile Gerçekleşecek

BCG ve CGF’nin raporuna göre, gelecekte rekabet avantajı; ürün ve hizmet portföyünü genişletmekten veya daha karmaşık yapay zeka modelleri geliştirmekten değil, yapay zekayı işletmenin temel ticari süreçlerine entegre ederek ölçeklenebilir değer yaratmaktan geçecek. Rapor, sürdürülebilir rekabet avantajı sağlayan şirketlerin yapay zekayı yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, iş süreçlerini dönüştüren stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırdığına dikkat çekiyor. Bu kapsamda yapay zeka; inovasyon süreçlerini hızlandırma, talebi daha isabetli tahmin etme, pazarların ihtiyaçlarına uygun ürün seçimini geliştirme ve fiziksel ile dijital kanallar arasında kesintisiz operasyon yürütme gibi alanlarda şirketlere önemli avantajlar sunuyor. Rapora göre bu yetkinlikler, perakende sektöründe sürdürülebilir değer yaratmanın ve yatırım getirisini artırmanın temel unsurları arasında yer alıyor. BCG analizine göre, yapay zeka uygulamalarının değer zinciri boyunca gelişmesi ile; ambalajlı tüketici ürünleri şirketlerinde 220 ila 350 baz puan, perakendecilerde ise 180 ila 360 baz puan arasında kümülatif EBIT etkisi yaratabilir. Ajan tabanlı yapay zeka yetkinliklerinin daha da gelişmesiyle bu potansiyelin yaklaşık 1,7 katına çıkabileceği öngörülüyor.

Rakamlarla Yapay Zeka Olgunluğu: Hangi Sektör Ne Kadar İlerde?

Stratejik danışmanlık ve yapay zeka uzmanlığını bir araya getirerek şirketlerin büyük ölçekli dönüşümleri başarıyla yönetmesini destekleyen BCG’nin analizlerine göre, yapay zeka yatırımlarında ölçeklenme ve operasyonel başarıda şirketler arasında ciddi bir ayrışma mevcut:

  • Ambalajlı Tüketici Ürünleri Sektörü Geriden Geliyor: Ambalajlı tüketici ürünleri şirketlerinin %76’sı hâlâ pilot uygulama ve/veya keşif aşamasında bulunuyor. Yapay zekayı operasyonlarında anlamlı ölçekte hayata geçirebilenlerin oranı ise yalnızca %18. Şirketlerin %6’sı ise dönüşümde henüz başlangıç veya erken pilot aşamasında bulunuyor.
  • Perakendede Keskin Bir Ayrışma Var: Perakende sektöründe şirketler iki gruba ayrılıyor. Sektördeki lider oyuncuların %45’i yapay zeka çözümlerini ölçekleyerek finansal etki yaratmayı başarırken, %40’lık büyük bir kesim ise dönüşüme henüz neredeyse hiç başlamamış. Geri kalan %15 ise keşif aşamasında.
  • Yatırımın Getirisi (ROI) Ölçümündeki Büyük Eksiklik: Şirketlerin %53’ü tüketici odaklı yapay zeka yatırımlarının getirisini (ROI) resmi olarak ölçmüyor. Yatırımlarının finansal getirisini ölçen şirketlerde ise ROI oranları dikkat çekici. Çalışmada katılımcıların %16’sı 2 ila 5 kat arasında, %11’i ise 5 kattan fazla ROI elde ettiğini belirtiyor.

CEO, CMO ve Stratejik Liderler İçin Yapay Zeka Çözüm Yol Haritası

BCG, şirket liderlerinin “pilot uygulama tuzaklarından” kurtulması ve yapay zekayı operasyonel bir kâr merkezine dönüştürmesi için şu stratejik aksiyonları öneriyor:

Yapay Zeka Yatırımlarını Kazanılması Hedeflenen Belirli Alanlara Yönlendirmek: Pek çok şirkette yapay zeka faaliyetleri, en stratejik süreçleri hedeflemiyor. Ambalajlı tüketici ürünleri yöneticilerinin %50’sine yakını ürün inovasyonu sürecini en stratejik alan olarak görmesine rağmen, sadece %11’i inovasyonda yapay zeka kullanıyor. Perakendecilerde de benzer bir uyumsuzluk mevcut; liderlerin %46’sı “tekliften ürün seçimine” sürecini kritik görürken, bu alanda yapay zekayı ölçekleyenlerin oranı %34’te kalıyor. Bu veriler, yapay zeka yatırımları ile şirketlerin stratejik öncelikleri arasında önemli bir uyumsuzluk bulunduğuna işaret ediyor.

Dönüşüm Derinliğini Belirlemek: Liderlerin dönüşüm hedefini üç seviyede uygulaması gerekiyor: Mevcut işe yapay zeka eklemek (Deploy), iş yapış şeklini tamamen yeniden tasarlamak (Reshape) ve yeni iş modelleri/teklifler icat etmek (Invent). En büyük ve ölçülebilir kâr marjı artışı, kritik fonksiyonların yapay zeka ile baştan aşağı yeniden tasarlanmasından (Reshape) geliyor. Şirketlerin az sayıda ve yüksek etkili “Reshape” ve “Invent” yatırımlarına odaklanmasının önemi vurgulanıyor.

Rolleri, İş Gücü Stratejisini ve Operasyon Modelini Yeniden Tasarlamak: Yapay zeka analitik ve tekrarlayan görevlerin önemli bölümünü üstlendikçe, insan emeğinin odağı da değişiyor. Çalışanların ve yöneticilerin sorumlulukları giderek denetim, muhakeme, orkestrasyon ve ilişki yönetimi gibi alanlara kayıyor. Şirketlerin bu değişimi yalnızca görev tanımlarını güncelleyerek değil, fonksiyonlar arası ihtiyaçları gözeten bütüncül bir iş gücü ve yetkinlik stratejisiyle yönetmesi gerekiyor.

Veri Varlıklarını Uygulamalarla Eş Zamanlı Geliştirmek ve Teknoloji Ekosisteminde Tutarlılık Sağlamak: Şirketlerin kusursuz bir veri altyapısı oluşmasını bekleyerek yapay zeka uygulamalarını ertelemek yerine, veri varlıklarını uygulamalarla paralel biçimde geliştirmesi gerekiyor.

BCG Yönetici Ortağı Erdener Ortan rapora ilişkin şunları ekledi: “Türkiye’de yapay zekanın üst düzey yöneticilerin gündemine net biçimde girdiğini görüyoruz. Ancak şirketlerin önemli bir bölümü hâlâ pilot ve erken kullanım aşamasında. Perakendede yapay zeka daha çok talep tahmini, stok yönetimi, fiyatlama ve mağaza operasyonları gibi alanlarda kullanılırken; tüketici ürünleri şirketlerinde ise yapay zeka kullanımı tedarik zinciri, üretim ve ticari planlama gibi süreçlerde yoğunlaşıyor. Olgunluk arttıkça yapay zekanın verimlilik yaratımının ötesine geçerek inovasyonu hızlandıran, tüketici etkileşimini güçlendiren ve büyümeyi destekleyen süreçlere yayılmasını bekliyoruz.

Bu dönüşümde, önceliklerini net bir şekilde belirlemiş ve bu önceliklerde yapay zekadan değer elde etme arzusu yüksek şirketlerin diğerlerine göre önde olduğunu görüyoruz. Ancak sektör genelinde yapay zeka ile değer yaratma yolculuğu henüz başlangıç aşamasında. Dolayısıyla bugün geride olan şirketler için hâlâ önemli bir fırsat penceresi bulunuyor; ancak bu pencere sınırsız değil. 

Yapay zeka yatırımlarını şirketleri için en önemli etkiyi getirebilecek alanlara odaklayan, etkin bir ROI bakış açısıyla yöneten, ve yalnızca teknolojik çözümler geliştirmekle yetinmeyip iş yapış biçimlerini de yapay zeka ile yeniden tasarlayan şirketler, hem operasyonel hem de finansal performans açısından rekabette önemli avantajlar elde edecekler.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tüketici Ürünleri ve Perakendede Karlılık ve Büyümenin Yeni Anahtarı Yapay Zeka
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin